çalçene

s. 爱唠叨的, 饶舌的, 喋喋不休的, 健谈的: \çalçene bir kocakarı 一个爱唠叨的老太婆

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çalçene — sf. Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze İhsan Hanım, altmış beş yaşlarında çalçene, dedikoducu bir kocakarıydı. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ÇALÇENE — t. Durmayıp konuşan, geveze …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • çalañ — geveze, bağıran, çalçene III, 371 § çalañ başı; çalçene, bağıran kişi III, 371 yanmış gibi siyah, ot bitmeyen, çorak yer III, 371 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • çalçenelik — is., ği Çalçene olma durumu Bu çalçeneliğin için evvela sen kendine acı, sonra ben sana acıyayım. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çene — is., Far. çāne 1) Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını saplayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad Çenesinin, başının bütün iskeleti… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FERFAR — Geveze, farfara, çalçene …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.